Blog
Dünya Gazetesi – Dönüşen Dünyada İhracatın Finansmanı Zirvesi
Dünya Gazetesi tarafından düzenlenen zirve kapsamında, Ticaret Bakanımız Prof. Dr. Sayın Ömer Bolat kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi.
TGSD Başkanımız Sayın Toygar Narbay moderatörlüğünde gerçekleşen “Sektörler konuşuyor- 2025 Nasıl Geçti? Sektörleri 2026’da Ne Bekliyor?” başlıklı panelde; Türkiye ihracatının lokomotif sektörleri, 2025 yılını değerlendirirken 2026’ya ilişkin beklenti, risk ve fırsatlara dair görüşlerini paylaştı.
Panelin açılışında konuşan Başkanımız Toygar Narbay, oturumda Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan ihracatın kalbindeki isimleri ağırladıklarını kaydetti. Narbay, jeopolitik fay hatlarının kırıldığı, korumacılığın yükseldiği, tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği ve beyin düzeni pusulasının yön aradığı yeni dönemin şifrelerini kendilerinden dinleyeceklerini belirtti. Türkiye’nin 2025 yılını 273.4 milyar dolarlık rekor bir ihracat ile büyük bir başarıya imza attığını hatırlatan Narbay, “Bu rakam Türk ihracatı açısından her koşulda yoluna devam etme azminin ve dayanıklılığının en son göstergesidir. Ancak madalyonun diğer yüzünde mal ihracatımızın Gayri Safi Milli Hasıladan aldığı pay hızla azalıyor. Öyle ki 2022’de %27.4 olan oran 2025’in sonunda %18’in altına geriledi. Orta vadeli plana göre 2028’de %16.4 olması bekleniyor. Bir başka deyişle mal ihracatımızın artışı ülkenin büyümesine yeterli katkıyı sağlayamıyor. Dünya ihracatının Gayri Safi Milli Hasılası oranı olan %22-25 arasındaki eşik bizim için de kritik bir referans noktası. Bakanlığımızın liderliğinde ve destekleriyle mal ihracatımızın arkasındaki sanayicilerimizin önümüzdeki dönemde ülkemizin kalkınmasına daha fazla katkı sunması isteniyor” dedi.
5 sektör ihracatın yüzde 30’unu yapıyor
İhracatın 273.4 milyar dolara ulaşmasının ardında değişik sektörlerin değişik hikayeleri bulunduğunu kaydeden Narbay, “Burada bulunan otomotiv, hazır giyim, tekstil, beyaz eşya ve makine sektörleri Türkiye’nin toplam mal ihracatının %30’dan fazlasını tek başına sırtlıyorlar. Ancak her birinin hikayesi farklı. Bir yanda otomotiv sektörümüz 41,5 milyar dolarlık tarihi rekorunu liderliğini perçinleyerek yoluna devam ederken, makine ve beyaz eşya sektörleri kapasite kullanım oranlarını yükseltmek için teknolojik ve yeniliği regülasyonlardan kaynaklı değişimlere hazırlık yapıyorlar. Diğer yandan, istihdamın sigortası olan, 10 yıldır bu ülkenin dış ticaret fazlasına en büyük katkıyı sunan hazır giyim ve tekstil sektörlerimiz son yıllarda ciddi bir rekabet içinde bulunuyor. Yüksek enflasyonla mücadelede seçilen yüksek faiz ve baskılanan kur politikasından dolayı son 3 yılda ihracatçıların maliyetleri sepet kur bazında %23’ün üzerinde arttı. Bu nedenle pazar payı, üretim ve istihdamlarını kaybediyorlar” diye konuştu.
“TİM Başkanının da ifade ettiği gibi ihracatı tabana yaymakta zorlandıkları bir dönemdeyiz” diyen Narbay, bu oturumda ihracat rakamlarının arkasındaki gerçekleri bizzat sahadaki kahramanlardan, sektörün kaptanlarından dinleyeceklerini bildirdi. İhracatın kaptanlarına üç temel soru etrafında bir yol haritası çizmelerini rica eden Narbay, “Amacımız bir şikayet listesi oluşturmak değil, aksine Sayın Bakanlığımızın ekonomi yönetiminin huzurunda sorunları ve çözüm önlemlerini bir arada ortaya koyarak, ortak akılla geleceğe daha güçlü yürümenin yollarını aramak” açıklamasında bulundu.